İzmir derbileri bazen sert geçer, bazen dengede kalır… Ama bazıları vardır ki bir an kırılır ve geri dönüşü olmaz. Aliağa FK ile Menemen FK arasında oynanan bu mücadele de tam olarak böyle bir hikâyeye dönüştü. Skor tabelası 5-0’ı gösterdiğinde, aslında sahada sadece goller değil; tecrübe, tempo ve psikolojik üstünlük konuşuyordu.
Hata zinciri kırdı
Maçın ilk bölümü, skordan bağımsız olarak oldukça temkinliydi. Aliağa oyunu forse etmeye çalışsa da iki takım da üretkenlikten uzaktı. Ta ki 35. dakikaya kadar… Futbolun acımasız gerçeği sahneye çıktı: Bir hata, tüm dengeleri altüst etti. Beğendiğim stoper olan Eren Fansa’nın kalecisine kısa düşen pası, sadece bir golün değil, adeta bir zincir reaksiyonun başlangıcı oldu. O, maçın kırılma anlarından ilkiydi. İkincisi ise ilk yarının uzatmalarının son saniyelerinde ve son atağında atılan gol oldu. Devamı ise adeta çığ gibi geldi.
İkinci yarı, Menemen FK adına bir direncin yavaş yavaş eridiği bir süreçti. İlk yarıda oyuna tutunan, mücadele eden takım gitmiş; yerine kırılgan, dağınık bir yapı gelmişti. Aliağa ise tam tersine büyüdü. Rahatladı, özgüven kazandı, pas yaptı, kanatları kullandı ve cezayı kesti. Üç gol… Hem de oldukça net bir oyun üstünlüğüyle.
Tahir üçledi
Bu galibiyetin başrolünde ise şüphesiz Tahir Babaoğlu vardı. Attığı üç golle sahnenin yıldızı olurken, oyuna sonradan onun yerine giren Malik Karaahmet de attığı iki golle “ben de buradayım” dedi. Bu tür katkılar, bir takımın sadece 11’den ibaret olmadığını, kulübenin de ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Tecrübe konuştu
Aliağa FK’nın sahadaki görüntüsü “tecrübeli takım” tanımının adeta canlı örneğiydi. Birebirlerde güçlü, kanat organizasyonlarında etkili, tempo konusunda rakibinden bir adım önde… Ancak her şey kusursuz değildi. Savunmada yapılan top kayıpları, daha güçlü bir rakip karşısında pahalıya patlayabilirdi. Neyse ki tecrübe devreye girdi ve hatalar hızlıca telafi edildi.
Maçın dikkat çeken detaylarından biri de eski Menemenli oyuncular Emre Keskin ve Alberk Koç’tu. Özellikle Emre Keskin’in kısa süre önce ayrıldığı eski takımına karşı sergilediği istekli performans, profesyonelliğin güzel bir örneğiydi. Skor ne olursa olsun oyundan kopmayan bir görüntü çizdi.
Menemen için ağır oldu
Ligde hiç bir iddiası kalmayan Menemen FK cephesine baktığımızda ise en büyük sorun tecrübe eksikliği olarak göze çarptı. Geriye düştükten sonra yenen hızlı hücumlar, kanat organizasyonlarına karşı verilen açıklar ve etkisiz savunma… Bunların hepsi birleşince ağır bir tablo ortaya çıktı. Hücumda ise zaman zaman yakalanan fırsatlar vardı ama son vuruşlar yetersizdi.
Fırat Arslan en beğendiğim oyuncuların başında geliyor sarı lacivertli takımda. Uzun bir süre yoktu. Geldi ama yedekti. Bu karşılaşmada da 2. yarı oyuna girdi. Sebebini bilmiyordum. Omuzundan sakatlık yaşamış ve bu uzun sürmüş.
Tribünlerde centilmenlik vardı
Ve bir parantez de tribünlere… Geçen hafta takımını yalnız bırakan Menemen taraftarı, bu kez deplasmanda sesini duyurdu. Skor ne olursa olsun susmadan destek verdiler. Ve maç sonunda da rakibi tribüne çağırıp, tezahürat yapacak, alkışlayacak kadar centilmen bir duruş sergilediler. Futbolun sadece skor olmadığını hatırlatan güzel bir detaydı bu.
Sonuç mu?
Bir hata ile açılan perde, bir fırtınaya dönüştü.
2. sıradaki yerini kaptırmayan Aliağa FK, play-offta karşısına çıkacak rakiplerine mesajı net verdi: “Ben buradayım.”