Buca Stadyumu olarak geçer kayıtlarda ama bazılarına göre burası Buca Arena’dır. Bucaspor 1928 ile Erbaaspor arasında oynanan karşılaşma tam bir gladyatörler dövüşüne dönünce Arena kelimesi daha da anlam kazandı. Bu benzetmeyi yapmamın sebebi futboldan daha çok bizlere adeta bir dövüşü izletmelerinden dolayıydı. Bunun yanı sıra bol pozisyonlara, kaçan gollere ve mucize gibi galibiyete de sahne oldu. Özellikle son 15 dakikada nefesler tutuldu. Bazen saç baş yolundu bazen sevinç naraları atıldı.
***
Karşılaşma yüksek tempoda başladı. Aynı zamanda sertlik de… Her iki takım defans oyuncularından bazılarının toptan çok rakibe sert girmesi oyunun gidişatını etkiledi. Hakem de buna göz yumdu. Sertlik herkese riayet edince stat arenaya, oyuncular gladyatöre dönüştü. Tam bir top kapma savaşı yaşandı.
Sertlikte başı çeken isim bir zamanlar Göztepe A2 takımında forma giyen Oğulcan Enes Demiroğlu oldu. Sık sık İsmail Haktan Odabaşı ile mücadele etti ve rakibini hatta herkesi çileden çıkarttı. Varını yoğunu ortaya koyarak oynadı.
***
Karşılaşmaya Erbaaspor iyi başladı. Arka arkaya pozisyonlar buldu ve 4. dakikada eski Karşıyakalı Mehmet Sıddık İstemi’nin asisti, eski Altaylı Oğuzhan Aynaoğlu’nun golüyle öne geçti.
Bucaspor paslaşarak rakip kaleye gitmek istedi. İyi pas yapamadı ve pozisyon bulmakta zorlandı. Konuk takım genellikle hızlı hücumlarla atağa kalktı ve çok fazla gol şansı yakaladı. 2 kere öne geçti. Yüzde yüzlük denebilecek pozisyonları cömertçe harcadı. Maçı önceden koparabilirdi, başaramadı.
Son 15 dakika kala sarı lacivertli takım ceza alanı içerisinde hatta altıpas içerisinde oynamaya başladı. Rakibinin etten duvarını aşmakta zorlansa da önce beraberliği yakaladı ve ardından uzatmalarda galibiyeti getiren golü buldu. Şampiyon olmuşçasına bir sevinç yaşandı.
***
Erbaaspor kendi yarı alanına çekilip, defansı biraz öne çıkararak alan daralttı. Bu alan içerisinde rakibinin rahat oynamasına izin vermedi. Sertlik de etkili oldu. Kaptığı toplarla hızlı hücuma çıktı. Kolayca pozisyonlara girdi ama sadece 2 tanesini atabildi.
Oynanan oyuna bakacak olursak kazanma olasılığı daha yüksekti. Oyuncuları rakibine göre daha atik, daha çevik, daha savaşçı, daha istekliydi. Daha çok koştular. Şutları da daha iyiydi. Ne olduysa son 15 dakikada oldu, hiç vermediği pozisyonları vermeye başladı. Topu kalesinden uzakta tutmayı başaramadı. Hızlı hücumlarda iyi paslaşabiliyordu ama yavaş oynayarak, ayağa pas yaparak oyunu soğutmayı bilmiyordu. Sadece sık sık sakatlanarak zamanı tüketmeye çalıştı, yetmedi.
***
Bucaspor 1928 her ne kadar kazansa da üst lige çıkmak için bana ümit vermedi. Çok ağır oyunculardan kurulu. Yaş ortalaması çok yüksek. Rakiplerinden kolay çalım yiyorlar ve hızda geride kalıyorlar. Bu hem defansif olarak kötü etkiliyor hem de hücuma çıkıldığında. Kanatları iyi kullanamıyor. Çok pas hatası yapıyor. Oyuncular birbirini sanki hiç tanımıyor. Ortalar başka bir vahim konu. Neredeyse tamamına yakını kaleciye gitti. Oğuzhan Dertli hayatında hiç bu kadar hava topu almamıştır belki de.
***
Karşılaşmada beğendiğim isim Mehmet Sıddık İstemi oldu. 33 yaşında olmasına rağmen hızına him kimse yetişemedi. Topu da iyi sürdü ama son dakikalarda yorgunluktan olsa gerek çok kaptırdı.
Emre Erdem defansta 3 kez topu tutamayıp rakibine kaptırdı. Pimi çekilmiş bomba gibiydi. Kalesinde tehlikeler yaşattı. Bunların gol olmaması onun için büyük bir şanstı.
